Fikret Kuşkan 'Kırkbeş dakikalık çok güzel dizilerimiz vardı'

Fikret Kuşkan 'Kırkbeş dakikalık çok güzel dizilerimiz vardı
Cem Karaca yı başarılı oyuncu İsmail Hacıoğlu nun canlandırdığı filmde Cem Karaca nın babası Mehmet Karaca ya ise usta isimlerinden Fikret Kuşkan hayat verdi.

Cem Karaca’nın hayatının anlatıldığı “Cem Karaca’nın Gözyaşları” filminde cem Karaca’yı canlandıran ünlü oyuncu kim? Ünlü müzisyen Fikrat Kuşkan filmde hangi karaktere hayat verdi? Filmde rol alan diğer oyuncular kim? Filmin tanıtımı için yapılan basın toplantısında Fikret Kuşkan hangi hassas konuya parmak bastı? Cem Karaca’nın Gözyaşları filmi hakkında merak ettikleriniz ve daha fazlası yazımızın içeriğinde .İşte detaylar….

Fikret Kuşkan : Kırkbeş dakikalık çok güzel dizilerimiz vardı

Anadolu Rock’ın efsane isimlerinden Cem Karaca’nın biyografik filminde Cem Karaca’nın babasına hayat veren Fikret Kuşkan çarpıcı ifadeleri ile basın toplantısına damga vurdu. Cem Karaca’yı başarılı oyuncu İsmail Hacıoğlu’nun canlandırdığı filmde Cem Karaca’nın Azeri kökenli olan babası Mehmet Karaca’ya ise Türk Sineması'nın usta isimlerinden Fikret Kuşkan hayat verdi. Filmin tanıtımı için yapılan basın toplantısına ülkemizin en büyük komedyan kadınların başında gelen ünlü oyuncu Yasemin Yalçın, usta oyuncu Fikret Kuşkan ve başrolün üstesinden yüzünün akı ile çıkan İsmail Hacıoğlu’nun yanı sıra  filmde rol alan oyuncular ve yapımcılar da yer aldı.

1990 larda güzel işler üretiliyordu

Usta aktör Fikret Kuşkan 150 dakikayı bulan dizi süreleriyle ilgili olarak şunları söyledi;  “Eskiden 40- 45 dakikalık dizilerimiz vardı ve onlar insanları yormuyorlardı, zorlamıyorlardı. Hem izleyici için, hem de oynayan için son derece kaliteli, güzel işlerin üretildiği 1990’lar vardı, 2000’lerin başları vardı” ifadelerini kullandı.

150 dakikalık diziler var

Televizyon dizi tarihinin köşetaşı dizilerinden ve en önemlilerinden olan “Şaşıfelek Çıkmazı”nın 45 dakika olduğuna dikkat çeken Fikret Kuşkan “Cem Karaca’nın Gözyaşları” filminin basın toplantısındaki sözlerini şöyle sürdürdü: “Önce 45 dakikayken, 50 dakikaya, 55 dakikaya 60-70-90 derken 150 dakikaya kadar diziler yapılmaya başlandı ve 3,5 saat aralara reklam girerek insanlar perişan bir halde yanaklarının kenarlarından, ağızların kenarlarından salyalar gelerek kafalarını embe basma tulumba gibi sallayarak bir dizinin bitmesini bekliyorlar, saat 00.30’ları buluyor. Bunlar topluma hiçbir şey vermeyecek şeylerdir… Çok daha sağlam Okan Uysaler’lerimiz vardı bizim… Türk edebiyatımızdan çok güzel işler çekebiliyorduk 45 dakikalık ve herkes haftaya heyecanla deli gibi bekliyordu…” şeklinde serzenişte bulundu.

18-11-2023
Yazar Hakkında
Yorumlar
Etiketler